Her Hasatta Bir Hikaye.

Uzun yıllar boyunca evimiz, bavullarımız, iş toplantıları ve çocukların okul zilleri arasında geçen, sınırların ötesinde hareketli bir hayatın içindeydik. Plazaların üst katlarında, büyük şirketlerin koşturmacasında geçen o beyaz yaka yıllar bize çok şey öğretti, çok güzel insanlar tanıttı. Ama kalbimizin bir köşesinde hep toprağa dönme, üretme ve doğaya dokunma özlemi büyüyordu.

Yolumuzun düştüğü İsviçre’de, insanların doğaya olan saygısına ve yetiştirdikleri ürünlere duydukları o sonsuz güvene hayran kaldık. İşte tam o an içimizde bir kıvılcım yandı: Bizim ülkemizin toprakları, güneşi ve doğası katbekat daha zengin ve bereketliyken, biz neden kendi topraklarımızda böyle kusursuz ve güvenilir bir üretim yapmayalım? Neden bu vizyonu kendi ülkemize taşımayalım?

Türkiye'ye döndüğümüzde heybemizde bu güçlü fikirle işe koyulduk. Seçtiğimiz ürün hem bizim çok sevdiğimiz hem de arkasında büyük bir titizlik, önünde ise muazzam bir zarafet barındıran bir meyve olmalıydı: Yaban Mersini.

Yaban mersini yetiştirmek; doğanın ritmine ayak uydurmayı, her bir fideden her bir taneye kadar derin bir adanmışlık ve sabır göstermeyi gerektiren, oldukça zahmetli bir yolculuk. Fakat tarlada gösterdiğimiz bu büyük özenin ve emeğin karşılığı; sofranıza ulaşan o son derece sofistike ve seçkin lezzet oluyor.

Çünkü bu meyve, tüketen kişi için doğanın sunduğu en konforlu mucizelerden biri. Tarladaki tüm o zorlu ve hassas süreçlerin aksine; tabağınıza geldiğinde kabuğu yok, ayıklama derdi yok, ağza gelen hiçbir fazlalığı yok... Çocukların avuç avuç, en ufak bir endişe duymadan tüketebileceği kadar masum ve saf. Sabah kahvaltısından akşam salatasına, tatlılardan en özel gurme yemeklere kadar her tabağa çok yakışan, dokunduğu her tarifi anında yukarı taşıyan bir değer.

Bu muhteşem meyveyi, hak ettiği o özenli ve tertemiz tarım anlayışıyla buluşturmak için Bursa’yı seçtik. Bursa’nın o eşsiz enerjisi ve bereketiyle kurduğumuz bu bahçe, bizim için bir ticari hırstan çok daha fazlası; yıllarca içimizde taşıdığımız o üretim aşkının ve döktüğümüz her damla alın terinin somut hali.

Şimdi bu büyük emeğin hakkını vererek büyüttüğümüz her bir yaban mersinini, kendi çocuklarımıza yedirdiğimiz o ilk günkü güvenle ve sevgiyle sizinle paylaşıyoruz.

Bahçemize hoş geldiniz.